Latin Amerika’da ilk eşcinsel evlilik

Pazar, 3. Ocak 2010 - 19:31 PM | No comments »


Latin Amerika’nın ilk eşcinsel evliliği Arjantin’de gerçekleşti. Evlenenlerin ikisi de AIDS’li.

Arjantin’de bir gay çift, Latin Amerika’nın resmi nikahla evlenen ilk eşcinsel çifti oldu.

Her ikisi de AIDS’li olan 41 yaşındaki Jose Maria Di Bello ile 39 yaşındaki Alejandro Freye adlı çiftin nikahı, Tierre del Fuego eyaletinin Ushuaia kentinde kıyıldı.

Arjantin’de eşcinsel evliliği medeni kanuna göre yasak. Ancak anayasada, evliliğin bir erkekle kadın arasında olması gerektiği konusunda bir hüküm bulunmuyor. Bu boşluktan yaralanan eyalet valisi çiftin evlenmesi için özel izin çıkardı. Evlilik, ülkenin Katolik liderleri arasında tepkiye yol açtı.
Çiftin evlenmesini mümkün kılan Tierra del Fuego Valisi Fabiana Rios yaptığı açıklamada, eşcinsel evliliğinin insan hakları açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

Nikahlarının kıyılmasının ardından konuşan Jose Maria Di Bello, “Bunun Latin Amerika’daki gay ve lezbiyenler için ne anlama geldiğini düşünüp çok heyecanlanıyor ve mutlu oluyoruz.” dedi.

Barış Manço, doğum yıldönümünde anıldı

Pazar, 3. Ocak 2010 - 19:23 PM | No comments »


Ünlü sanatçı Barış Manço, doğumunun 67. yıldönümünde Kadıköy’de anıldı.

Barış Manço 7′den 77′ye Dolu Dizgin Barış ve Sevgi Derneğince, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezinde düzenlenen anma etkinliği, sanatçının görüntülerinden oluşan sinevizyon gösterisiyle başladı.

Etkinlikte konuşan dernek başkanı ve Manço’nun kardeşi İnci Manço İlbay, Barış Manço’yu çok özlediğini ve bu etkinlikte Manço’nun yokluğunu daha fazla hissettiğini söyledi.

İlbay, “Barış Manço, 2 Ocak 1943′te dünyaya geldiğinde hem ailemize hem de Türkiye’ye güzel şeyler kazandırdı. Allah’tan benim ağabeyim olmuş, Allah’tan Türk olmuş ve bize çok güzel şeyler yaşatmış” dedi.

Manço’nun küçük oğlu Batıkan Manço da hayatın anlamını babasından öğrendiğini, onun bugün hayatta olmasını çok istediğini belirterek, “Onu çok küçük yaşta kaybettim. Keşke burada olsaydı. Ondan öğreneceğim çok şey olurdu diye düşünüyorum. Ben artık bize bıraktığı eserleriyle öğretisini alıyorum” diye konuştu.

Batıkan Manço, bundan sonra kendilerine düşen görevin, babasının şarkılarını gelecek nesillere aktarmak olduğunu kaydetti.

Manço’nun şarkılarının seslendirildiği anma etkinliğinde, Manço animasyon ekibi de Barış Manço ve Kurtalan Ekspres’i canlandırdı. Etkinliğe, Barış Manço’nun ailesi, sanatçı dostları, arkadaşları ve sevenleri katıldı.

Avatar

Pazar, 22. Kasım 2009 - 23:48 PM | No comments »

Mega, süper, hiper, über ne derseniz deyin. 18 Aralık’ta gösterime girecek Avatar’dan sonra film endüstrisi asla eskisi gibi olmayacak.

Avatar film fragmanı / Video

Avatar film sahneleri / Foto galeri

Şaka değil, bu filmin üç boyutlu sinema devrimini başlatacağı iddia ediliyor. “14 yaşındayken seyretmek istediğim filmi çektim. Avatar şimdiye dek yaptığım en büyük şey” diyen ünlü yönetmen James Cameron, 15 yıldır bu filmin hayalini kuruyordu. Çekmek içinse tam 4 yılını harcadı. Filmi görenler hep aynı şeyi söylüyor: Avatar sizi bambaşka bir dünyaya götürecek ve orada yaşamaya başlayacaksınız. Yarattığı sihirli hayal alemine tamamen teslim olacaksınız.

Filme geçmeden önce avatar ne demek, açıklayalım: Hindu mitolojisinde bir tanrının insan veya hayvan şeklinde yeryüzüne inmesi. Ayrıca bilgisayar aleminde de kullanıcıyı simgeleyen grafik, çizim ve resim. Ancak anlaşılan Avatar denilince bundan sonra akla James Cameron’un filmi gelecek. Titanic’le 11 yıl önce 11 Oscar kazanan James Cameron’ın son filmi Avatar “geleceğin sineması” olarak nitelendiriliyor. Türü de çekilirken kullanılan teknoloji kadar karmaşık: Fantastik ve destansı bir macera-bilimkurgu filmi.

Sinema tarihinin en çok hasılat yapan filmi Titanic’in yanı sıra “Terminator 2: Judgement Day” (Terminatör 2: Kıyamet Günü) ve “The Abyss”le de (Derinlik Sarhoşluğu) tanıdığımız Cameron insanın gözlerini yuvalarından uğratan dijital efektleri epeydir kullanıyordu. Ancak hayalgücü ve yaratıcılığı, Avatar ile dizginlenemez hale geldi. Filmin her karesinde 3-D (üç boyutlu) film teknolojisi, foto-gerçekçi bilgisayar animasyonları, özel efektler ve canlı aksiyon sahnelerinin izlerini bulmak mümkün. Teknik ve mühendislik üstünlükleri bir yana, sırf bu film için orijinal bir eko-sistem yaratıldı.
Normal filmler gösteren sinema endüstrisi, yerlerde sürünen bilet ve DVD satışlarını ayağa kaldırmak için çok yüksek maaşlı yöneticileri işten atmakla yetinmedi. Bu noktada oyunun kurallarını değiştirerek izleyicilere evlerindeki televizyonlarda ve bilgisayar ekranlarda yaşayamayacakları bir sinema deneyimi sunmaya karar verdi. Avatar’ın en büyük yenilik iddiası şimdiye dek hep çizgi filmlerle özdeşleştirilen 3-D filmleri çok büyük kitlelere yaymak.

FİLMDEKİ HER ŞEY SANKİ NEFES ALIYOR

Avatar’ın yarattığı heyecan dalgası Hollywood’un Steven Spielberg, Peter Jackson ve Ridley Scott gibi ağır toplarına da sıçradı. Cameron’ı Santa Monica’daki prodüksiyon şirketinde ve filmin çekildiği dev hangarlarda ziyaret ettiler. Ve ortaya çıkanlar karşısında şapkaları uçtu. Akla hayale gelmeyecek görüntülerin mümkün kılındığına inanamadılar. “Filmdeki her şey gerçekmiş gibi ışıldıyor ve adeta nefes alıyor” diyor başrol oyuncularından Sigourney Weaver.

ÜZERİNDE KAMERA OLAN MAYOLAR GİYDİLER

Pek çok filme özel efektler yapım sonrasında eklenirken, Cameron gerçek zamanlı çok karmaşık çekim teknikleri kullandı. Oyuncular çekim sırasında üzerlerinde minik minik kameralar olan mayolar giydi. Elbette Avatar’ın araştırma ve geliştirme bölümü için yüzlerce insan kafa patlatıp dirsek çürüttü. En büyük dertleri yüksek teknolojili filmlerde genellikle eksik olan duygusallığı filme yedirmekti. Filmin amacı izleyicileri teknolojiyle sersemletmek değil, karakterlerin duygusal yoğunluğunu tam anlamıyla yansıtabilmek.
“Titanic özel efektleri sayesinde Oscar kazanmış olabilir ama insanları tekrar tekrar filmi izlemek için salonlara çeken şey romantizmdi. Avatar’da 3 metre boyunda insansı mavi bir robotun yaşayabileceği en
duygusal halleri görüntüledik” diyor ünlü yönetmen. Özellikle oyuncuların yüz
ifadelerine odaklanan çok
yenilikçi çekim teknikleri geliştirmeleri de bu yüzden. Karakterlerin yüz ifadeleri bedenlerine yerleştirilen minik kameralar
sayesinde bilgisayarlara aktarıldı ve
birebir Avatar modellerine uyguland

İNSAN GENİ KARIŞTIRILARAK YARATILAN AVATAR

Sam Worthington (Jake Sully) ve Zoe Saldana (Neytiri) filmin aşıkları. Biyolog Grace Augustine rolündeyse Sigourney Weaver var. Gelelim fantastik hikayesine: Pandora ışıl ışıl parlayan gür yağmur ormanları ve hiç görmediğimiz türden, bir kısmı çok güzel, bir kısmı korkunç, yaratıklarla dolu bir gezegen. Burası Na’vi adlı insansı (humanoid) bir ırkın da yuvası. Bozulmamış bir doğada uyum içinde yaşayan Na’vi ırkının varlığı değerli minerallerin peşine düşen insanlar tarafından tehdit edilince, macera başlıyor. Tekerlekli iskemleye mahkum eski bir denizci olan Jake Sully, sağlam bir beden vaadiyle Avatar programına katılıyor. Gezegenin havasını teneffüs etmek mümkün olmadığı için, insan ve Na’vi genleri karıştırılarak yaratılan ve Avatar adı verilen bir canlıya dönüşüyor. Böylece kendi zihniyle Avatar’ın bedenine hükmedebiliyor. Bu arada gezegenin savaşçı prensesi Neytiri’ye aşık oluyor. Fakat heyhat, dünyadaki vazifeleriyle sevgilisinin arasında kalıyor.

MUHTEMELEN DÜNYANIN EN PAHALI FİLMİ

Son  model teknolojinin yanı sıra James Cameron’un mükemmeliyetçiliği de filmin bütçesini artırdı. Filmi yapım için 310 milyon dolar, dünya çapındaki pazarlama kampanyası için de 150 milyon dolar harcanacağı tahmin ediliyor. Filmin özel efektleri ve teknik altyapısı, vergilerin daha düşük olduğu Yeni Zelanda’da hazırlandı. Yeni 3-D ev sineması sistemleri geliştiren Panasonic firması da filme 25 milyon dolarlık katkıda bulundu.

Emir – Eline Düştüm

Çarşamba, 11. Kasım 2009 - 00:53 AM | No comments »

Emir – Eline Düştüm

Karmic Koala (Ubuntu 9.10)

Cuma, 30. Ekim 2009 - 21:29 PM | No comments »

Debian temelli Linux dağıtımı Ubuntu’nun 11. sürümü 9.10 Karmic Koala; masaüstü, mini dizüstü ve sunucu sürümleriyle indirmeye açıldı.

Ubuntu’nun yeni sürümü 9.10 Karmic Koala, mini dizüstüler için özelleştirilmiş sürümü ve “Ubuntu Enterprise Cloud” bulut bilişim ortamı eklenmiş sunucu sürümünü de iki koluna takıp, ekim ayına ucu ucuna yetişerek çıktı.
Karmic Koala’yı, Canonical kurucusu Mike Shuttleworth’ün sözleriyle anlatacak olursak:

“Ubuntu, Amazon EC2 uygulama programlama arayüzlerini benimseyerek, açık kaynaklı araçlarla herkesin kendi ‘bulut’unu kolayca kurmasını hedefliyor. Karmic’in ömrü boyunca, kullanılmaya hazır uygulamalarla ya da özelleştirilmiş görüntü dosyalarını birleştirmek suretiyle, buluta uygulama eklenmesini kolaylaştırmaya çalışacağız. Eucalyptus projesiyle, kendi veri merkezinizde, kendi donanımızının üstüne, EC2 türü bir bulut sunucusu kurmanızı sağlayacak. Bu şekilde, meşgulken ‘uyuyup’, enerji tüketmeyen ve ısı üretmeyen sunucular bile yapmak mümkün olacak.

İlk izlenimler önemlidir. Bu yüzden, kernel kipi ayarlarını geliştirerek, açılışı akıcı hale getirmeyi ve ekranın yanıp-sönmemesini sağladık. Destekleyen tüm ekran kartlarında, açılış ekranları grafik olacak. Bunun için çok güzel, yeni grafikler hazırladık. Maalesef bu güzel görüntüleri izleyecek zamanınız olmayacak, çünkü açılışı hızlandırmak için de çok çalıştık. Artık bir mini dizüstünde, açılış 25 saniye alıyor. Bakalım masaüstünde ne kadar hızlanacak!

Ubuntu Mini Dizüstü Sürümü, Moblin’in tüm yeni teknolojilerini içeriyor ve bu bücürlerin ekranlarına daha iyi uyuyor. Ayrıca, Mini Dizüstü Sürümü’nün en yeni mini dizüstü donanımına kolayca yüklenmesini ve sorunsuz çalışmasını sağladık.”

Karmic Koala’da, kahverengi masaüstü temasının değiştirilerek “tasarımcı eli değmiş” bir görünüme kavuşacağı da açıklanmıştı, ancak ekran görüntülerine bakılırsa pek bir değişiklik olmuş gibi görünmüyor. Bununla birlikte, artık Ubuntu kuran herkesin Ubuntu One istemcisi üstünden ulaşabileceği 2 GB’lık çevrim içi depolama alanı olacak. Program Ekle/Kaldır (Add/Remove Programs), Synaptic Paket Yöneticisi, Yazılım Kaynakları (Software Sources) ve Güncelleme Yöneticisi (Update Manager) gibi uygulamaların işlevleri, Ubuntu Yazılım Merkezi (Ubuntu Software Center) isimli bir toptan paket yöneticisinde birleştirilmiş. Ayrıca, Canonical’ın “One Hundred Paper Cuts” (“Yüz Kağıt Kesiği”) projesiyle, kurulur kurulmaz sorun çıkmasına sebep olabilecek küçük hatalardan iyice arındırıldığı bildiriliyor.

Bunun dışında, Ubuntu bildiğiniz (bilmiyorsanız da mutlaka denemeniz gereken) Ubuntu. “Kutusundan”, ortalama bir bilgisayar kullanıcısına gereken iletişim, ofis, çoklu ortam, oyun ve erişilebilirlik uygulamalarıyla çıkıyor. (Ama ATI ekran kartlarıyla yaşadığı bilinen husumetin bitip bitmediği, hiçbir yerde açıkça belirtilmiyor.)

Ubuntu Masaüstü Sürümü’nü indirin
Ubuntu Mini Dizüstü Sürümü’nü indirin
Ubuntu Sunucu Sürümü’nü indirin

Renault Megane RS

Perşembe, 29. Ekim 2009 - 02:23 AM | No comments »

Renault çatısı altında olan ve markanın spor otomobillerinin geliştirilmesinden sorumlu “Renault Sport Teknoloji” imzasını taşıyan yeni Megane RS, 2010 yılının ilk yarısında Türkiye’ye de getirilecek.

Yeni Megane serisinin coupe versiyonu üzerine geliştirilen Megane RS, spor otomobil tutkunlarının övgüyle andığı eski versiyonlarının şöhretini daha ileri götürmek üzere hayata geçmiş. Görüntüsüyle “çılgınlığının” ipuçlarını veren yeni Megane RS, 250 HP güç üreten 2.0 lt turbo motorla donatılmış.

Bununla da yetinilmeyip, sportif sürüş zevkini üst düzeye çıkartmak amacıyla Megane RS’e iki farklı şasi seçeneği eklenmiş. Normal yol koşulları için “spor” şasiyle alınabilen araç, özellikle pistlerde daha fazla performans isteyenler için de kilitli diferansiyele sahip “Cup” şasi seçeneğiyle sunulacak.

F1 teknolojisinin izleri

Standart Megane Coupe’den farklı renkleri, geniş hava ızgarası, aracın yol tutuşunu iyileştiren hava difüzörü, arka spoyler, merkezi egzost çıkışı gibi unsurlarla ayrılan RS, deri spor koltuklar, dış renkle uyumlu emniyet kemerleri, otomatik klima gibi konfor donanımları bulunmakta.

Yeni Megane RS’te performansla ilgili iki unsur da bulunuyor. Bunların ilki, Renault Sport Dynamic Management adı verilen ve sürücünün elektronik pilotaj yardım düzeyini seçmesini sağlayan sistem. Bu sistem ESP, Çekiş Kontrolü, motor tepkileri gibi unsurları sürüşe göre orkestra şefi gibi yönetiyor. Diğer ilginç sistemse, Formula1’den alınma. Renault Sport Monitor adı verilen sistem, sürücüye motor, motor performansı, araç kullanım performansı, kronometre gibi bilgileri iletiyor.

Haydar Dümen’den teyyareler!.. (2)

Perşembe, 29. Ekim 2009 - 02:19 AM | No comments »

1. YÜZÜK VAJİNAMDA KALDI

Haydar Hocam yardım edin. 29 yaşında evli kadınım, önceki gün evde tek başıma mastürbasyon yaptım. Sonra fark ettim yüzüğüm parmağımda değil. Akşam sancı başladı. Eşim ilişki istiyor, ben kaçıyorum. Şimdi ne yapacağım?

CEVAP: Sevgili okurum. kesinlikle vajinada kaldı. Ilık su ile çıkar. Gerekirse sıcak su dolu leğenin içine otur. İçine vazelin sık, biraz ıkın, zıpla, o kendiliğinden düşer. (17 Aralık)

2. PREZERVATİF YERİNE ÇORAP KULLANDIK

Sevgilimle cinsel ilişkiye girdik ama o anda prezervatif bulamayınca çorap kullandık. Yine de hamile kalır mı?

CEVAP: Ne biçim şey bu? Yaşadıklarınız gerçekten tehlikeli ve psikolojik açıdan yıpratıcı. Çoraplarını her gün yıkıyor musun, bari oradan teselli bulayım. Sorduğun soruya ben değil yukarıdaki karışır. Çünkü çorabın gözenekleri fazla. Nasıl bir çoraptı? Yün çorap mı, naylon mu, pamuklu mu?

3. EŞİM KENDİNİNKİNE BENZER BİR ALET GETİRDİ

40 yaşında kadınım. Eşim 15 yıldır Almanya’da çalışıyor ayda-yılda bir görüşüyoruz. Geçen yıl ona dert yanınca, Almanya’dan bana kendininkine benzer bir alet getirdi. Eskiden hareket ediyordu, şimdi etmiyor. Eşime soramıyorum, bunu nasıl tamir ettirebilirim?

CEVAP: Değerli okuyucum bu vibratör konusuna ben sıcak bakıyorum. Kimseye bir zararı olmayan bu tatmin yoluna evet diyorum. Gelelim çalışmamasına. Önce pilini değiştir. Yine çalışmıyorsa miadı dolmuştur. Ola ki Çin malıysa! Eşine yaz, yenisini yollasın.

4. SÜPÜRGENİN SAPI ZARIMI BOZMUŞ MUDUR?

23 yaşında genç kızım. Akşam eve gelirken otobüse bindim. Yer olmadığı için ayaktaydım. Birinin elinde saplı süpürge vardı. Otobüs sallanınca sapı sert bir şekilde cinsel organıma denk geldi. İç çamaşırımda kan vardı. Acaba kızlığım bozulmuş mudur?

CEVAP: Sevgili yavrum, senin süpürge sapını literatürüme ekledim. Süpürge sapıyla olanını ilk defa görüyorum. Korkma, kızlık zarın duruyor. O kanama başka nedendendir.

5. VAJİNAMA RAKI YERLEŞTİRECEKLER

8 yıllık evliyim, çocuğumuz olmuyor. Gitmediğimiz doktor kalmadı, en sonunda bir yaşlı teyze bulduk. 150 çifti çocuk sahibi yapmış. Özel bir iksirle vajinama rakı koyacakmış. 300 lira alıyor. Ne dersiniz?

CEVAP: Yanar, yavrum yanar. Rakıda yüzde 45 alkol var. Sevgili okurum onun aklı var da sizinkisi nerede? Sen kadına şart koş: Sana yok yakmaz derse, önce sende deneyelim, eğer yakmazsa ben sana 500 vereyim de.

6. AYAĞINA BOŞALDIM HAMİLE KALIR MI?

15 yaşında gencim, kız arkadaşımın ayağına boşaldım. İç çamaşırını çekerken spermler bulaştı. İkimiz de çok korkuyoruz, sizce kız arkadaşım hamile kalmış olabilir mi?

CEVAP: Değerli okurum, kızın ayağında ne işin vardı? Her yer bitti de bula bula ayağını mı buldun? Ayak fetişisti misin, yoksa tepişiyor muydunuz? Bakalım daha neler duyacağız. Kızım şimdi sözüm sana: Madem ayağına boşaldı git yıka, sonra giysene kıyafetlerini.

7. ELLERİM MASTÜRBASYONDAN MORARIYOR

Hocam, ben günde 4-5 kez mastürbasyon yapıyorum. Sonrasında ellerimin derisi kupkuru oluyor, morarıyor. Acaba mastürbasyonla mı ilgili?

CEVAP: Yavrum morarmaz mı? Sen böyle gidersen yaşlandığında derin saydamlaşır. Sen söz dinle, elinin de, damarının da ruhunun da rengini bozma. Morartma, mastürbasyonu haftada ikiye indiriver.

8. EVLİLİK YILDÖNÜMÜM İÇİN ZARIMI DİKTİRMEK İSTİYORUM

28 yaşındayım, evliyim. Geçen yıl evlilik yıldönünümüzde kızlık zarımı diktirmiştim. Eşimin çok hoşuna gitmişti. Bu yıl yine istiyor. Bunun bir zararı var mı? En fazla kaç kez yaptırabiliriz?

CEVAP: Sevgili okurum, sen ittir ittir, sonra git diktir. İttir ittir git diktir. O diktirdiğin yer ince bir zar. Kocana ne oluyor? Sen tecrübe tahtası mısın? İleride şımarır vajinayı da darattıralım derse ne yapacaksın?

9. ALTI BARDAK BALLI SÜT İÇİYORUM

Hocam turizm bölgesinde tezgahtarım. Günde 6 bardak ballı süt içiyorum. Güzel müşteri gördüğüm zaman kendimi tuvalete zor atıyorum. Ama kadınlarla ilişkiye giremiyorum. Ne olur bana yardımcı olun

CEVAP: Değerli okurum afiyet olsun be! Delik bi su kabına benzedin, yukarıdan giriyor, aşağıdan çıkıyor. Olan Türkiye’nin ekonomisine oluyor. Tüketiyorsun, üretemiyorsun. Ben ne yapayım be oğlum. Allah herkese akıl fikir versin. Elimizden bir şey gelmiyor.

10. İKİ KEZ KAN GELMEMİŞTİ

22 yaşında bir kızım. Erkek arkadaşımla daha önce iki kez ilişkiye girmeme rağmen üçüncü sefer benden bir miktar kan geldi. Bu fiziksel bir sorun mu?

CEVAP: Gitti yavrum gitti, galiba gitti. Kızlık zarın sana veda etti. Cinsel birleşmenin yolu açıldığından sağlık açısından yararlı bir durum. Ama doğayla, toplumun değerleri bazen ters düşüyor. Evlenmeyecekseniz biraz daha dikkat ve önlem!

YILIN EN İNANILMAZ 5 SORUSU

5. Bir arkadaşım fazla mastürbasyonun sağırlığa neden olduğunu söyledi. Haftada 4 yapıyorum, hocam sizce sağır olur muyum?

4. Kendimi tutamayıp sevgilimin yüzüne boşaldım. Kulağına sperm kaçtı. İki gündür duyamıyor, kulak zarı yırtılmış olabilir mi?

3. Cinsel organı limon suyuyla yıkamanın faydalı olduğunu duydum. Daha gergin ve pürüzsüz yapıyormuş. Doğru mu, bir aydınlatın

2. Bizim köyde prezervatif satılmıyor. Oğlanın sünnet düğününden kalan balonları kullanıyoruz. Acaba bir zararı olur mu?

1. Erkek arkadaşımla yeni tanıştık. Bana bir hap verdi ve hamile kalmazsın dedi. Adet görmüyorum. Hamile olma riskim var mı?

NE DERTLER, NE SIKINTILAR VAR

18 yaşında genç kızım, mastürbasyon yapınca sesim kısılıyor.

İlişkiye girmediğim zaman nereye dokunsam elektrik çarpıyor.

Penisim giderek küçülüyor ve inceliyor.

Şu anda 22 santim, cinsel organım gün geçtikçe uzuyor.

Sevgilim bakire, birlikte olacağız ama beni kan tutuyor.

İddia oynuyorum, kazandığım günlerde performansım düşüyor.

Sevgilimle ayakta alıştık. Yatınca tatmin olamıyoruz.

23 yıllık evliyim, her boşalmamda sol gözüme ağrı giriyor.

Her boşalacağım sırada kahkaha atıyorum, bir açıklaması var mı.

Otobüs sarsıldıkça ereksiyon oluyorum. Yolculuklar ıstıraba dönüştü.

Haydar Dümen’den teyyareler!..

Perşembe, 29. Ekim 2009 - 02:14 AM | No comments »

Soru: Sevgilim ilk geceden korkuyor ne yapayım?
Yanıt: Seninki mastürbasyondan kendini alamamış
Haydar bey, ben 19 yaşından yeni gün almış bir genç kızım. Benim 34 yaşında bir sevgilim var fakat sevgilim 34 yaşında olmasına rağmen ilk geceden korkuyor. Size de garip geldi değil mi? Neden bu yaşta bir erkek cinsellikten bu kadar korkar? Arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla sevgilileri daha genç olmasına rağmen cinselliği konuşuyorlar ve yaşıyorlar. Oysa biz bırakın yaşamayı, konuşunca bile sevgilimin yüzünde bir kızarma, bir bozarma sormayın gitsin. Beni çok sevdiğini söylüyor fakat konu dokunmaya gelince benden hastalıklıymışım gibi kaçıyor. Haydar bey, acaba bu çocuğa küçükken bir şey yapmış olabilirler mi? Yoksa evlenmeyi düşündüğüm erkek ‘gay’ olabilir mi? Sizden acele cevap bekliyorum yoksa çıldıracağım. Mutluluğum sizin cevabınıza bağlı.
Yanıt: Sevgili yavrum, senin kocabaş yani yaşı için söylüyorum, mastürbasyon yapmaktan kendini alamamış olmalı ki kızın, kadının ne olduğunu bilmiyor. Ve sizlerden ürküyor, çekiniyor. Bunun temelinde başka bir şeyler yapmış olmanın yerine olay şudur: Ya bu savaşta kılıcını yeterince keskin ya da sağlam bulmuyordur. Ya da kılıcını iki sallayınca sapı elinde kalacakmış gibi enerjisini uzun süre koruyamayacak durumdadır. Yani kendine güven duymuyordur. Bazen de anne düşkünü olan erkekler, bilinçaltında kadınları o kadar saygıdeğer görürler ki onların çıplak bedenlerine bakmaya bile utanırlar. Hangi kategoriden olduğunu bilemiyorum. Ama senin 34 yaşındaki sevgilini, 30 yaşındaki deneyimli bir kadına bırak. O onu bir öğretmen gibi eğite eğite sevgilin 40 yaşına geldiğinde eğitim diplomasını alacak duruma gelir ki bu durumda alan da memnun satan da memnun olur. Biz de onlara mutululuk dileriz. Yavrum, senin başka işin yok mu? Yaşı 34 olması sorun değil, belki de çok iyi. Çünkü sana hem babalık, hem erkeklik, hem de zamanı gelince kocalık yapardı. Seninkinde bunlardan hiçbiri yok. Kocalığı bırak, hocalıktan da haberi yok. Böylece sen de sınıfta kalırsın, okumayı sökemeden yarı cahil yılların geçer gider. Benim nasihatimi dinleyeceğini sanmıyorum ama sen ona 2006 yılının başında şöyle iki elini havada sallayarak ‘Bye bye’ deyiver.

Soru: Mastürbasyon nasıl yapılır çok merak ediyorum?
Yanıt: Çok gerekliyse arkadaşından öğren
Soru: Öncelikle merhaba hocam. Ben 13 yaşında genç bir kızım. Benim yaşımdaki arkadaşlar, mastürbasyon yaptıklarını ve bundan büyük zevk aldıklarını söylüyorlar. Ben nasıl mastürbasyon yapıldığını bilmek istiyorum. Fakat utandığım için bunu kimseye soramıyorum. Mastürbasyon hakkında nasıl bilgi sahibi olabilirim? Bu şey nasıl yapılıyor? Sürekli merak ediyorum, kafayı yiyeceğim. Lütfen sorumu yanıtlayın. Şimdiden teşekkür ediyorum. Mutluluklar sizinle olsun hocam. Rumuz: Meraklı.
Yanıt: Sevgili kızım, nasıl olacak bu iş? Sen daha çocuksun. Ee şimdi ben de kocaman bir adamım. Elinden tutup “Yavrum elini getir, şu noktanın üzerine koy” diyebilir miyim. Tabii ki diyemem. Toplumsal değerler ve de işin tıpsal yönü buna aykırı. Mastürbasyon yapman çok gerekliyse bunu arkadaşlarından öğrenebilirsin. Örneğin: ‘Ya çocuklar, ben şöyle şöyle mastürbasyon yapıyorum?’ diyerek kafadan bir şey atarsın. Onlar da şaşırırlar, sana gülerler. ‘Allah Allah, o öyle değil, biz böyle yapıyoruz’ derler. Sen de nasıl yapıldığını böylece öğrenmiş olursun. Ondan sonra ver elini mastürbasyon dünyası. Haftada bir mi olur, ayda da bir mi olur ya da her dakika yalnız kalmanın yollarını mı ararsın onu bilemiyorum meraklı kızım. Bu kadar merak başına çorap örebilir. Kendini doğanın akışına bırak. Önce beyninde düşüncelerinle cinselliğin ruhsal yapısını estetik ve sağlam temellere oturt. Bir zaman sonra beden ona katılacaktır.

Soru: Sağlıklıyım ama eşim neden hamile kalamıyor?
Yanıt: Kaygılanma imalat aşamasında
Soru: Merhaba Haydar bey. Benim sorunum şu: Yaklaşık 5 ay önce evlendim ve bu süre içinde eşimle korunmadan birlikte olduk. Ama eşim ne yazık ki hamile kalamadı. Evliliğimizin ilk 1.5 ayı her gün, sonraki üç günde bir birlikte olduk ama sonuç yine aynı. Bu durum ikimizi de çok üzüyor. Sizce sorunumuz ne olabilir? Acaba sorun benden mi yoksa eşimden mi kaynaklanıyor? Sigara hariç hiçbir kötü alışkanlığım yok. Onu da iki-üç günde bir paket içiyorum. Artık erkekliğimden şüphe etmeye başladım ve bu yüzden depresyona girmek üzereyim. Sizce ne yapmalıyım? Lütfen bana yardımcı olun. Teşekkürler. Rumuz: Hulk
Yanıt: Sevgili okurum, bebek, şu anda testislerinin içinde imalat aşamasında bekliyor. Ortalama bir santimetreküpte 60 milyon sperm harekete hazır ve ileri atılıyor. Doğanın kendi koruma ve savunma aracı var. Bazen bir süre gebelik gerçekleşmeyebiliyor. Aslında tabii ki iyi atış da yapıyorsun, malzemen de bol. Atış alanında anladığım kadarıyla iyi bir engel yok. Ve her şey yolundayken kafayı buna takıp hemen bir çocuk beklentisine girmişsin. O atışı başına bir kurşuna dönüştürür gibi düşünmeni hem affetmiyorum, hem sana yakıştıramıyorum. O kadar çocuğun olacak ki bıkıp usanacaksın. Kimisi geceleri uyanacak, ağlayacak, kimisi mızmız büyüyecek. Kimi eve, dama girmeyecek. E okul derdi, sınavlar, evlilik falan gibi derken belin bükülecek. Bu dediklerinin hepsi olacak. Ancak doğaya karşı gelme. Olayı kafandan silmek için de bir üroloji uzmanına git. Spermlerini saydır. Sana kesin, matematiksel sonuç verecek. Orada yeterli bir sperm yoksa bu senin erkekliğinle ilgili değil. Spermleri çoğaltmak için güçlendirme tedavileri yapılabilir. Hiçbir şey olmaza tüp bebek olur. Senin spermlerin normal ve yeterliyse bir yıl daha bekle. Keyfine bak. Yaşamın zevkini ve sevincini sürdür. Bugünler geri gelmeyecek.

Soru: Cinsel organı büyük biriyle evlensem kızlık zarım yeniden kanar mı?
Yanıt: Geçmiş olsun, ama aradığını nasıl bulacaksın?
Soru: Hocam, merhaba. Ben 16 yaşında genç bir kızdım ama dün akşamdan sonra bir kadın oldum. Erkek arkadaşımla birlikte olduk ve vajinamdan kan geldi. Bu ilişkimiz 3-3.5 saat sürdü. Hamile kalır mıyım bilmiyorum. Bir de kalın penisli birisiyle birlikte olursam yine kan gelir mi? İleride evlenince eşime bunu nasıl anlatırım bilemiyorum. Sizin cevabınız bana en temel yol olacaktır. İyi günler. Rumuz: 4129
Yanıt: Sevgili okurum, geçmiş olsun. Birçok kızın başına gelen doğanın sıradan dediği toplumun yadırgadığı bir olayla karşı karşıyasın. Şöyle ya da böyle bunun sonuçlarını göğüsleyeceksin. Ancak benim ilgimi çeken mektubunun son satırı. ‘Kalın penisli birisiyle evlenirsem’ diyorsun. Hadi bakalım yine kâhinlerin bile çözemeyeceği bir sorunla karşı karşıyayım. O kalın penisli biri nasıl bulunacak. Zaman zaman gazetelere haber olan insanları giysiliyken çıplak gösteren gözlükler daha piyasaya sürülmedi. Ve böylece kimin bacağı ne kadar kalın ya da kimin göğsü ne kadar dışarıdan göründüğü gibi gerçek henüz bunu bilmiyoruz. Bunu anlamak mümkün değil. O zaman bir tek sorun kalıyor. Dizilin beyler karşıma, soyunun bakalım. Ben en iyisinden armut gibi seçeyim diyemeyeceğine göre ne olacak? Varsayalım olsa da o kişi de ‘Aman efendim yıllardır seni bekliyordum’ diye üzerine atlamayacağına göre ben ne söyleceğimi şaşırdım kaldım. Yani bir şeyler karıştırıyorsunuz. O çorba tenceresine düşürdüğünüz pirinç tanesi kadar küçük cam kırıntısını bana ‘Nasıl bulabilirim?’ diye soruyorsunuz. Bu sorunun beni aştığından gerisi sana kalmış.

Soru: Birlikte olamıyoruz, baş ağrısı yapar mı?
Yanıt: Eşinin dediklerine inan, doğru söylüyor
Soru: İyi günler Haydar bey. Öncelikle bizi bu konularda bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Ben 36 yaşında, 15 yıldır evli bir kadınım. Eşimle birbirimizi severek evlendik ve 13 yaşında bir kızımız var. Eşim dünyanın en anlayışlı insanlarından biri. Ayrıca evine çok bağlı, yani evliliğimizden yana hiçbir sorunumuz yok. Cinsel hayatımızda da yoktu ama bir yıl önce eşimin çok yakın bir arkadaşı trafik kazası geçirip hayatını kaybetti. Eşimin çocukluk arkadaşıydı ve birlikte iş hayatına atılmışlardı. Evliliklerimiz bile bir yıl arayla olmuştu. Arkadaşının ölümü eşimi çok sarstı. Önceleri haftada birkaç defa ilişkiye girmek isteyen eşim, şimdi hiç istemiyor. Bazen ayda bir defa, bazen de hiç birlikte olmuyoruz. Ben de onu sıkıştırmak istemiyorum. Çünkü bana “Arkadaşımın ölümü beni çok sarstı, psikolojim bozuldu. Seninle ilgisi yok” dedi. Eşim benden iki yaş büyük ama aramızdaki yaş farkının da sorun yaratacağını düşünmüyorum. Önceleri alkol aldığı zaman mutlaka birlikte olmak isterdi ama şimdi arkasını dönüp yatıyor. “Sen kafana takma” diyor ama bu yüzden başım çok ağrıyor. Sizce bu baş ağrısı
eşimle birlikte olamamaktan kaynaklanıyor olabilir mi? Ya da çok fazla stres yapmam baş ağrısına neden olur mu? Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Yanıt: Değerli okurum, kesinlikle eşinin dediklerine inan. Çünkü doğruyu söylüyor. Olayın seninle uzaktan yakından ilgisi yok. İnsanız, canlı varlığız. Eşinin yaşadığı olay onun beyin kimyasında bazı değişiklikler yarattı. Bunun adı stres, mutsuzluk, depresyon. Bu üç sözcüğü bile idare etmek, beyinden salgılanan hormonlarla ilgili. Bunlar bir yana, eşin, önceden alkol aldığı zaman cinsel birleşmeyi istiyordu. Çünkü alkol beyindeki mutluluk hormonları ya da cinsellik merkezlerini tetikleyici rol oynuyordu. Aynı alkol bunun tam tersi bir rol de oynuyor. Bunun pratikte örneklerini çok sık görürüz. Neşeliyken aldığımız alkolden sonra kahkahalar patlar. Üzüntülü durumlarda da alınan alkol çoğu zaman insanları ağlatır, üzer. Kocanın geçiş döneminde ona yardımcı ol. Senin haklı olduğun yanlar da az değil. Alıştığın bir ritim var. Bunu istemen, beklemen çok doğal ve hakkın. İlişki gerçekleşmeyince olan baş ağrıları yine kadınların klasik etki-tepki mekanizmasına bağlıdır. Ama sakın ola ‘Kocam beni sevmiyor, beğenmiyor. Başkası mı var?’ gibi düşünceleri asla beyinde yaşatmadığın gibi bunu, kocana da yansıtma. O zaman onu tam yüreğinden vurmuş olursun. İster istemez eşin, ‘Hanıma bak, koyun can derdinde, kasap et derdinde’ diye düşünebilir. Ama kocanın depresyonu da biraz ağır gelmiş. Yaşamda neşe de, keder de, doğum da, ölüm de var. İkincisini içinize sindirmek kolay değil. Ama ölüm de olmasa zaten dünya olmaz ve yaratılışımızın da bir anlamı kalmazdı. Eşin biraz antidepresan ilaçlar kullanabilir. Onu bunun için ikna edebilirseniz iyi olur.

Soru: Belsoğukluğu mu oldum?
Yanıt: Karamsar bunalımlar yaşıyorsun
Soru: Selam Haydar ağabey. Urfa’da oturuyorum. Geçen hafta İzmir’e asker arkadaşımın yanına gittim. Burada geneleve gittik. Kadınla korunmasız ilişkiye girdim. İki gündür belim ağrıyor. Arkadaşlarım belsoğukluğuna yakalandığımı söylüyor. Üstelik gece uyuyacagım zamanlar birden titreme geliyor. Gerçekten belsoğukluğu veya cinsel yolla bulaşan bir hastalığa mı yakalandım. Üç ay sonra askere gideceğim. Bu yüzden beni askere almayacaklar diye çok korkuyorum. Lütfen bana yardım edin. Doktora gitmem gerekirse hangi doktoru önerirsiniz? Teşekkür ederim. Rumuz: Karadeli
Yanıt: Rumuzu Karadeli olan sevgili okurum. Biraz ruhunuza uygun karamsar, kuruntulu bunalımları yaşıyorsun. Öyle belsoğukluğu bir günde geldi, yakaladı, seni sarstı, ağrılarla her tarafını sardı. Böyle şey olmaz. Belsoğukluğunda penisin ucundan iltihabi akıntılar gelir. Bunlar külotta leke bırakır. Teşhisi de meni ve idrarın tahliliyle olur. Bunu yaptırırsın kuruntudan kurtulursun. Bana göre de tertemizsin.

Soru: Nişanlımla ilişkiye giremiyorum?
Yanıt: Nişanlını erkek kardeşinle mi karıştırıyorsun?
Soru: İyi günler Haydar bey. Ben 24 yaşında genç bir kızım. Bir yıldır nişanlıyım ve nişanlımı çok seviyorum. Ama onunla cinsel ilişkiye giremiyorum. Daha doğrusu ilişkiye girmek içimden gelmiyor ve bu yüzden kendimi zorluyorum. Bu durumda ne yapmam gerekir? Beni aydınlatırsanız çok sevinirim.
Yanıt: Sevgili okurum, nişanlını erkek kardeşinle mi karıştırıyorsun? Hem ‘Seviyorum’ diyorsun. Nesini seviyorsun? Ruhunu, saçını, yeni moda bıyıklarını yine yeni moda kelliği belli olmasın diye başını kazıtmış şeklini mi? Sen sevgiyi bilmiyorsun. Sevgi bir bütündür. Cinsellikte sevgi dediğimiz zaman ve de bunun sonu evlilikse evlilikte öpüşmekte var, sevişmekte var. Tabii cinsel birleşme de var. Çünkü çocuk doğacak, soylar sürecek. Yatak sanayi kolu, neden çift kişilik yataklar yapıyor? Sizler o yatakta al takke ver külah sevişirken yatağı, yorganı birbirine karıştırasın diye imal edilmişlerdir. Ayrıca da renkli yastık kılıfları, çiçek desenli yorganlar neden öyle? Sanki siz bir ilkbahar bahçesinde, çiçek tarlalarının bahçesindeymiş hissedin diye. Sizin duygularınızı motive etsin diye fabrikalar, işçiler harıl harıl çalışıyorlar. Sen de ‘Nişanlını seviyorum ama sevişmek içimden gelmiyor’ diyorsun. O zaman bekle biraz. Hemen evliliğe karar verme. Şu işin önce adı konulsun. Sonra ortalama 60 yıllık yaşayacağınız birliktelik sağlam temellere otursun.

Soru: Sezaryende vajina genişler mi?
Yanıt: İçindeki şeytan seni dürtüyor
Soru: Ben altı yıllık evliyim. Altı yaşında bir kızım ve üç aylık bir oğlum var. Kızım doğduktan bir yıl sonra eşimle cinsel yaşamımız kötüye gitmeye başladı. Eşim normal doğum yapmadığı halde vajinası fazlasıyla genişledi. O da, ben de pek zevk alamıyoruz ve bu ciddi bir problem. Ben şüpheye düştüm. Normal doğum yapmayan bir kadının cinsel organı niye genişler? Tedavisi var mı?
Yanıt: Değerli okurum, neden şüpheye düştün ki? İçindeki şeytan seni dürtüyor. Sanki doğumdan sonra kadının gitti, onunla bununla cinsel birleşmeler yaptı. Vajinasını genişletti. Bu kadar saçma, eşine karşı bu kadar acımasız düşüncelerinden dolayı seni kınıyorum. Ayıp yahu. O senin eşin. Doku bu. Doğum yapması şart değil. Doğuma hazırlık olarak vajina, hormonal bakımından doğuma hazırlanır ve gevşer. Olan biten bu. Sen bundan çok rahatsızsan bu işin uzmanına gider, daraltma ameliyatı yaptırırsınız biter.

“Michael Jackson” Son Kez!..

Perşembe, 29. Ekim 2009 - 02:09 AM | No comments »

Pop kralı Michael Jackson’ın son provalarını ve kamera arkası çekimlerini içeren “This Is It” (İşte Budur) belgeseli ,Los Angeles’ta düzenlenen galayla “ekranlara taşındı”.

Los Angeles’ta Nokia Theatre’da düzenlenen galaya katılmak üzere kırmızı halıda Mickey Rooney, Will Smith, Paris Hilton, Jennifer Love Hewitt gibi çok sayıda ünlü ve Jackson’ı 2005′te cinsel taciz davasında savunan avukat Thomas Mesereau yürüdü.

“This Is It”, 25 Haziranda yaşamını yitiren Jackson’ın hayranlarına, bu yaz Londra’da O2 Arena’da başlaması planlanan ve Popun kralının tüm biletleri satılmış olan konserlerinin, prova ve kamera arkası görüntülerini izleme fırsatı sunuyor.

Jackson’ın hem yaratıcı ortağı, hem de sahne şovunun yönetmeni Kenny Ortega, Randy Phillips ve Paul Gongaware ile birlikte yapımcısı olduğu bu filmin yönetmenliğini de üstleniyor. Yarın Türkiye’de de gösterime girecek film, Nisan-Haziran 2009 döneminde çekilen, 100 saati aşkın kamera arkası görüntülerinden oluşuyor.

Memura Mesai Zammı 5 Kuruş

Perşembe, 29. Ekim 2009 - 02:07 AM | No comments »

Devlet memurlarının fazla mesai ücretleri yeni yılda 5 kuruş artarak, 1 lira 15 kuruş olacak.

1 Ocak’tan itibaren kamu görevlilerinin yurt içi gündelikleri yüzde 4 ile yüzde 6,66 arasında, Milli Eğitim Bakanlığının pansiyon ücretleri ise yüzde 5,4 ile yüzde 6 arasında zam yapılacak.

2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısına göre, memurların saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 4,5 oranında artış görecek. Halen 1 lira 10 kuruş olan fazla mesai ücreti, 1 Ocak 2010′dan itibaren 1 lira 15 kuruş olarak ödenecek.

Bakanlıkların özel kalem müdürlüklerinde çalışan personele ve makam şoförlerine ayda 90 saati, genel müdürlüklerin merkez teşkilatlarında görevli şoförlere de yeni yılda ayda 60 saati aşmamak üzere 1,20 lira yerine, 1,25 lira fazla mesai ücreti verilecek.

Her bir makam için aylık toplam 450 saati geçmemek kaydıyla Kurul Başkanı, Genel Müdür ve daha üst birim yöneticileri, Strateji Geliştirme Başkanı, Vali, General ve Amiral rütbesine haiz olmak üzere Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki Daire Başkanı ve daha üst birim yöneticileri ile rektör ve il belediye başkanlarıyla çalışan personel de yine ayda 90 saatle sınırlı olmak üzere 1,25 lira fazla çalışma ücreti alacak.
DİĞER FAZLA MESAİ ÜCRETLERİ

Kredi ve Yurtlar Kurumu, DSİ Genel Müdürlüğünün hidroelektrik santral projeleri, üniversitelere bağlı yurtlar ve Atatürk Orman Çiftliğinde fazla mesai karşılığı izin kullanamayanlara da ayda 90 saati aşmamak üzere yeni yılda 1,10 lira yerine 1,15 lira ek çalışma ücreti ödenecek.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında çalışan ve fiilen yaptıkları fazla mesai karşılığında kendilerine izin verilmesi mümkün olmayanlara da her bir personel için ayda 60 saatle sınırlı olmak kaydıyla 1,15 lira ek çalışma ücreti verilecek. Yine aynı fazla mesai ücretine tabi olacak Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünde görevli personel için de kişi limiti 110 olarak uygulanacak.

Açıköğretimde ek görev üstlenenlere ise öğrenci katkı paylarından ödenmek ve her bir personel için 60 saati aşmamak kaydıyla saat başına 2 lira yerine 2,10 lira ödeme yapılacak.
AYLIK MAKTU FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ

Orman muhafaza memurlarının bu yıl 21,8 lira olan aylık maktu fazla çalışma ücreti ise yeni yılda 22,8 liraya çıkacak.

Halen 70,4 lira olan edebi kurul ödeneği yeni yılda 74 liraya, Türk Kodeks Komisyonu toplantı ödeneği de 42,35 liradan 44,5 liraya yükselecek.

Tasarıya göre, Kamu Personeline Tayin Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca ödenen tayin bedelinin aylık tutarı, 2100 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarı geçemeyecek. Bu çerçevede, yeni yılda memurun aylık tayin bedelinde limit 120,36 lira olacak.

375 sayılı Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname uyarınca ödenen ek tazminat tavanı da, yeni yılda 80,3 liradan 84,5 liraya yükselecek. Ancak Bakanlar Kurulu, bu miktarı yüzde 50’sine kadar artırabilecek.

Ek tazminatın aylık tutarı, er ve erbaşlar için yeni yılın ilk 6 aylık döneminde 147 lirayı, ikinci 6 aylık dönemde ise 151 lirayı geçemeyecek.
YURT İÇİ GÜNDELİKLER

Harcırah Kanunu uyarınca verilecek gündelik ve tazminat tutarları da 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren yüzde 4 ile yüzde 6,66 arasında zamlanacak.

Buna göre yeni yılda TBMM Başkanı ve Başbakana 41 lira yerine 423 lira yurt içi gündeliği ödenecek. Genelkurmay Başkanı ve milletvekillerinin yurt içi gündeliği de 37,5 liradan 39 liraya yükselecek.

 

Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Kategoriler

Son Yazılar

Bağlantılar

RSS Bilginnet

Etiketler

çalışma hayatı 7th Biennial Congress of the ALPHA 2008 8th European Congress on Clinical and Economic Aspects of Osteoporosis and Osteoarthritis - ECCEO 2008 11th International Conference on Durability of Building Materials and Components - DBMC 2008 18th World Congress of the International Association for Child and Adolescent Psychiatry and Allied Professions - IACAPAP 2008 21st European Congress of Perinatal Medicine - ECPM 2008 28th International Congress of the World Federation of Hemophilia - WFH 2008 77th Congress of the European Atherosclerosis Society - EAS 2008 aksiyon avatar Bilim bilim kurgu Dümen Haydar Deutsche Welle Ekonomi formula 1 hotel istanbul güncel gerilim Gezi haber haberler Hava Durumu Haydar Dümen hotel midtown istanbul hotels taksim istanbul hotel Istanbul Mid Town Hotel / TURKEY james cameron Kültür Sanat Magazin michelle rodriguez Midtown hotel Politika Sağlık sigourney weaver Siyaset Son Dakika Son Haberler Spor türkiye Türkiye ve Dünya Haberleri Teknoloji turkey Voice of America zoe saldana
SEO Powered by Platinum SEO from Techblissonline